Baklava için Şiirler

Osmanlı döneminde baklava en çok saray ve çevresinde tüketiliyor, Ramazan ayında Yeniçeri, Kapıkulu ve diğer ocaklara dağıtılıyordu. İstanbul dışında ise bazı büyük şehirlerde baklava fırınları bulunuyordu. Bunun dışında bazı vilayet beylerinin konaklarında baklava ustaları çalışıyordu. Bunun dışında baklavaya ulaşmak oldukça zordu, kullanılan malzemenin bolluğunu görenler şaşırıyor, yeme fırsatı bulanlar kendini ayrıcalıklı hissediyordu. Bugün bize ilginç gelse de baklava üzerine hem saray çevresinde hem de halk arasında bir çok şiir yazılmıştı, deseni de yaygın olarak kullanılıyordu.

Baklavînâme

Yazarı belli olmayan “Baklavînâme” adında iki mesnevinin, aruz ölçüsünde yazıldığı için saray ve çevresinde yazılmış olduğu biliniyor. Yeniçeri veya Baklava Alayında bulunan biri tarafından yazıldığı, “O meydana geldiği zaman arkadaşlar ona bir hediye gibi uzanır” anlamına gelen beyitlerinden tahmin ediliyor.

Bu mesnevinin son beyitleri ise şöyle:

i”Bademi bî-şümâr ola encüm gibi anun

Şekerle yüzi ak ola berg-i şitâ gibi

Bahr-ı muhît kıla anı revganıla ‘asel

Kendi görine anun içinde bir ada gibi

Sen bu kelâmı nazm idüben söyledün Şehâ

Ancak senün söyledügün baklava gibi”/i

Yani,

“Bademi çok yıldızlar gibi,

Yüzü şekerden bembeyazdır, kışın kar düşmüş yapraklar gibi.

Yağ ve balı okyanus gibi, baklava ortasında bir adadır.

Ey Şah! Sözlerini Nazmettin, senin sözlerin baklava gibi tatlıdır.”

Tekerleme

Doğası gereği anonim olan tekerlemeler halk dilinde yazıldığı için oldukça anlaşılır bir dilde. Baklava için yazılanlardan birinin ilk dörtlüğü şöyle:

i”Hakkun nimetleri çokdur

Birine de sözüm yokdur

Herbiriyle içim hoşdur

İllâ baklava illâ baklava”

/i

İbrahim Tırsî Divanı

18. Yüzyılda yazdığı divanda, o dönemde bile rüşvet olarak kullanılan baklavanın özellikle mektep hocalarının gözdesi olduğunu beyitlerinde sık sık anlatan İbrahim Tırsî’nin kendisi de belli ki büyük bir baklava hayranıydı.

i”Giceyle uyhuda mekteb hâcesinün gözine

Sahan böregi ile baklava gelür görinür”/i

“Geceleyin mektep hocasının rüyasına sahan böreğiyle baklava girermiş.”

i”Hâcelerüñ nazarı baklava tepsisinde

Mektebün zîneti her vech ile sıbyânladur”/i

“Mektep hocasının gözü baklavada olsa da mektebin süsü çocuklardır.”

i”Gerçi gayrı tatlılardan bıkmışuz

Lîk Edirne baklavası hoş gelür”/i

“Tatlılardan bıktık ama Edirne baklavası hoş gelir.”