Baklava’nın Kökeni

Dürüst olalım hepimizin en fazla sevdiği şerbetli tatlılar arasında baklava birinci sırada gelmektedir. Gaziantep yöresinin ülkemize hediyesi olan ve yöre insanının üstün gastronomi damak tadının muhteşem bir yansıması olan bu şerbetli tatlı; iyi yapıldığında gerçekten de damaklarda harika bir tat bırakmaktadır.

Baklava, her ne kadar bazı ülkeler tarafından geçmiş dönemlerde kendi ürünleriymiş gibi lanse edilmeye çalışılsa da, tüm belgeleri ve onayları ile birlikte Türkiye’ye, Gaziantep yöresine has bir tatlıdır.

Geçmişte Ermeniler, Yunanlılar, Bulgarlar, Yahudiler ya da Araplar baklavayı kendi tatlıları gibi göstermeye çalışsa da, baklavanın kökenine doğru yapılmış bilimsel çalışmalar, baklavanın kökeninin Türkiye’ye dayandığını net bir şekilde ortaya koymaktadır.

Her ne kadar Bizans’ta belli tür tatlılar baklavanın kökeni olarak adlandırılsa da, bu konu ile ilgili yapılmış olan bazı bilimsel araştırmalarda Bizans tarafının savunduğu ‘kopte’ isimli tatlının aslında bir şerbetli tatlı değil; bir şekerleme olduğu ortaya çıkmıştır. Buna karşın baklava ise her zaman için bir hamur işi ve şerbetli bir tatlıdır.

Bu konu ile ilgili çok çeşitli araştırmalar ve çalışmalar mevcut ancak tek bir gerçek var ki, o da günümüze sirayet eden baklava ve baklavacılık modelinin Osmanlı zamanında şekil aldığı ve o temelden güç alarak günümüze kadar gelmeyi başardığı.

Osmanlı’nın birçok bölgesinde oldukça bilinen bir tatlı olan baklava, daha çok padişah ve saray sofralarında tatlı olarak servis edilen bir yiyecek olarak dikkat çekiyor.

Zaten konu ile ilgili olarak geçmiş dönemlerde yazılmış yazılarda ve anılarda da, tüm görkemli etkinliklerde sürekli olarak kaliteli baklavaların servis edildiği yazar. Bu durum da, baklava kültürünün günümüzdeki halinin temelini, Osmanlı döneminde aldığını ortaya çıkmaktadır.

Gördüğümüz gibi, gerek bilimsel çalışmalar, gerek vakti zamanında kaleme alınmış yazılı metinler ve anılar; baklavanın kökeninin Türk mutfağına ait olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Bize de bu noktada düşen bu kültür mirasına sahip çıkmak ve baklavanın yayılmasını sağlamak için çalışmalar yapmaktır. Bir de tabii, her fırsatını bulduğumuzda baklava yemek de gerekir!