Baklavanın Ortaya Çıkışı

Baklavayı Kim Buldu?

Baklava üzerine tartışmamız resmi anlamda sadece Türkiye ve Yunanistan arasında olsa da, kültüründe baklavanın yeri olan hemen her ulus, baklavanın kendi mutfaklarının ürünü olduğunu savunmaktadır. Baklavanın kelime kökenine, tarihi buluntulara ve çeşitli kaynaklara dayandırılan tezler vardır. Tartışmalar Türk, Yunan, Ermeni, Fars ve Asur medeniyetleri etrafında dönmektedir.

Asurlular

Alman tatlısı Apfelstrudel’in kökenlerini baklavaya dayandıran Avusturyalı gurme Franz Maier, baklavanın Asurlulara dayandığını öne sürmüştür. Başlangıçta kat kat olmayan, iki hamur arasına meyvelerin serpiştirilip balla servis edildiği bir hamur işine dayandığını iddia eder. Teoriye göre bu tarif daha sonra Bizanslılar tarafından ince açılmış hamur katmanlarına çevrilerek bugünkü baklava görünümüne kavuşmuştur.

Ermeniler

Baklava kelimesinin Ermenice’deki Bakh (Paskalya’dan önce tutulan oruç) ve Halvah (tatlı) kelimelerinden türediğini öne sürenler olmuştur.

Antik Yunan

Yunan tarihçi Prof. Speros Vryonis, baklavanın bir Bizans tatlısı olan ‘kopte’den geldiğini öne sürmüştür. Ancak baklavanın atası olduğu iddia edilen bu tatlı bir hamur işi değildir. Susam ezmesi, ceviz, fındık, fıstık ve bal şerbetiyle yapılan bir çeşit şekerleme türüdür.

Türk Kavimleri

Asya ve Anadolu’da yaşamış Türk kavimlerinin hamur işlerine bakarak Charles Perry, ince açılmış kat kat hamurlardan yapılan unlu mamullerin Türk kökenli olduğu kanısına varmıştır.

Baklava kelimesinin “bağla- (eski Türkçe’de bakla-)” kökünden türediğini iddia edenler de olmuştur. Bir diğer iddaaya göre, baklahu (hamur bohçası) – baklava ikilisi, aynı oklahu – oklava Farsça’dan etkilenen bir değişim geçirerek bugünkü halini almıştır.

İran

Baklava kelimesinin oluşumunda -va son ekini Farsça’dan edinmiş olma ihtimali nedeniyle bazı kaynaklar baklavanın çıkış noktasını İran olarak gösteriyor. Ayrıca Perry’ye göre dönemin koşullarında bu tip bir tatlıyı yapabilecek fırınlar ilk olarak İranlıların yaşadığı bölgede ortaya çıkmıştı.

Bu konuda en kapsamlı açıklamayı Amerikalı yemek tarihçisi Perry yapmıştır. Akdeniz’de Türk kavimlerinden önce kat kat hamur işlerine dair hiç bir örnek bulunmadığını, ancak Orta Asya’da bu tip hamur işlerine rastlandığını belirtir. Ayrıca Kaşgarlı Mahmut’un 1072-1074 yıllarında yazdığı Divanü Lugati’t-Türk’te yufkadan ve katmerli yufkadan bahsettiğine, Kırgız, Özbek ve diğer Orta Asya halklarının da yufkayı katmerli olarak kullandıklarına dikkat çeker.

Perry’ye göre baklava, Türk yufkası ile İran fırınlarında yapılmış bir tatlıdır.