Dünyanın dört yanına baklava gönderiyoruz

Orta doğuya has tatlılar arasında baklavanın yeri gerçekten de bir başka. Çok kaliteli bir baklava bulmak zor olsa da sevenleri her zaman çevrelerindeki en iyi baklava ustasını bulurlar. Fırından taze çıkmış bol şerbetli çıtır çıtır bir baklavayı kim sevmez ki. Anlaşılan sadece biz değil diğer ülkelerin vatandaşları da aynı fikirde. Bu sayede geçtiğimiz yıl yurt dışına tonlarca baklava ihraç etmeyi başardık.

Baklava bir ihracat ürünü olmayı başardı

Yurt dışına gidenler bilirler. Dünyanın neresine giderseniz gidin mutlaka etrafta çok sayıda dönerci ve kebapçı bulursunuz. Hatta birçok ülkede Türk yemeklerinde usta lokantalar bulmak da mümkün. Örneğin ben hayatımda yediğim en güzel sarmayı Kiev’de bir Türk – Özbek lokantasında yemiştim.

Ülkemizden yurt dışına taşınan lezzetler sadece döner ve kebapla kısıtlı kalmıyor, elbette. Orta doğunun en güzel tatlıları da artık birçok ülkede insanların beğenisine sunuluyor. Yurt dışına ihraç edilen baklavanın büyük çoğunluğu Amerika’ya gönderiliyor. İkinci sırada Suudi Arabistan bulunuyor. Yurt dışında bulunan bazı Türk kumarhaneleri de muhtemelen müşterilerine baklava sunuyordur.

Geçtiğimiz yıl Türkiye yurt dışında 18 farklı ülkeye 130 ton baklava göndermiş. Bu güzel tatlının tüm dünya tarafından bilinmesi bizim kültürümüz açısından da oldukça olumlu bir gelişme. Yiyecekler her zaman kültürlerin birbirine yakınlaşmasında yardımcı olmuştur. Bu kültür yayılması çoğunlukla güçlü ülkelerden diğerlerine doğru oluyor. Örneğin McDonald’s gibi dünya devi markalar sayesinde hamburger tüm dünyaya yayılmış durumda. Bizim olağanüstü lezzetlerimiz de yavaş yavaş olsa da dünyayı ele geçirecek gibi duruyor.

Baklavanın tarihi konusunda birçok farklı görüş var. Orta doğunun yanı sıra Balkan ülkeleri de baklavayı sahiplenmeye çalışıyor. Bizans zamanından kalma bazı tatlıların baklavaya benzediği anlaşılıyor. Ancak bu konuda birçok farklı görüş olsa da değişmeyen tek bir gerçek var. Baklava bugünkü halini Osmanlı zamanında ve Anadolu topraklarında aldı. Sarayda hiçbir zaman eksik olmayan baklavanın en erken kayıtları Fatih Sultan Mehmet dönemine kadar uzanıyor. Bu zamanlardan kalan mutfak defterlerinde baklava tatlısının da adının geçtiğini görüyoruz. Yine Osmanlı kayıtlarında özellikle sünnet törenlerinde misafirlere baklava dağıtıldığını gösteren belgeler mevcut.